|
İLİMİZİN COĞRAFİ YAPISI
Tokat, Karadeniz Bölgesinde Orta Karadeniz bölümünün
iç kısımlarında yer alır. Kuzeyinde Samsun,
kuzeydoğusunda Ordu, güneyinde Sivas, güneybatısında
Yozgat, batısında: Amasya ili ile çevrilidir. İlin
yüzölçümü: 9958 Km2 dır. Bu alanı ile Türkiye
topraklarının % 1.3'ünü kaplar. Denizden yükseltisi 623
Metredir. Coğrafi Koordinatları: 39o 51' – 40o 55' kuzey
enlemleri ile 35o 27'- 37o 39' Doğu boylamları
arasındadır.

Tokat’ın merkez ilçesi güneyde yüksek kesim, orta kesim
ve kuzeyde aşağı kesim olmak üzere üç bölüm halinde
kümelenmiştir. Tokat, 1923 yılında il olmuş, Erbaa,
Niksar, Reşadiye, Zile ilçeleri bağlanmış, 1943 yılında
Taşova, 1944’te Artova ve Turhal, 1954 yılında Almus,
1987 yılında Pazar ve Yeşilyurt, 1990 yılında Sulusaray
ve Başçiftlik ilçeleri kurulmuştur.Tokat’a bağlı Taşova
ilçesi, 1953 yılında Amasya’ya bağlanmıştır.Merkez ilçe
dahil 12 ilçenin yanında 65 belde ve 609 köy mevcuttur.
Merkeze bağlı 41 mahalle, 103 köy ve 9 belde
bulunmaktadır.
1927 yılında 262.622 olan nüfus, 2000 yılında yapılan
nüfus sayımına göre 828.027 olup, bu nüfusun 113.100’ü
merkez ilçede yaşamaktadır. Km2'ye düşen insan sayısı
83'tür. Yıllık nüfus artış hızı %14.73'tür.
Dağlar, genellikle ırmakların açıldıkları yerlerde ova
ve yaylalar, yaklaştıkları yerlerde ise Karedenize
parelel uzanan sıradağlar şeklinde devam ederler. Doğuya
doğru gidildikçe dağlar birbirlerine çok yaklaşırlar ve
yükseklikleri de artar. Bu nedenle önemli geçitler daha
çok plato düzlüklerinin bulundukları yerlerdedir.
Tokat İli Akdağ ve Çamlıbel dağlarının oluşturduğu
vadiler arasında yüksekliği 188 metre ile 2870 metre
arasında değişen bir konumdadır. Kelkit-Tozanlı-Çekerek
sularının havzaları; bu havzalar arasındaki
yükseklikler, akarsuların oluşturduğu alüvyonlu
düzlükler ve kuzeyden güneye doğru gittikçe yüksekliği
artan sıra dağlar ilin önemli yer şekillerini oluşturur.
Kelkit vadisinde ortalama yükseklik 300-350 metre,
Tozanlı havzasında 500-550 metre ve Çekerek havzasında
900 metredir. Bu nedenle önemli geçitler daha çok plato
düzlüklerinin bulundukları yerlerdedir.
Dağlık alanlar İl topraklarının % 45 ni kaplar ve üç
önemli sıra halinde uzanırlar. Kuzeyden güneye doğru
birinci sırayı Canik dağları oluşturur. Bu dağlar fazla
yüksek değildir. Bu sıradaki önemli doruklar;
batıdan-doğuya doğru Killik tepesi (1526 m.), Gölağa
tepesi (1502 m) Keltepe (1794 m), Somun tepesi ve Erdem
baba tepesi (2181 m.) dir.İkinci sırayı oluşturan
yükseltiler; Kelkit-Tozanlı havzalarını ayıran su bölümü
çizgisini oluşturan dağlardır. Buradaki önemli doruklar;
Mercimek tepesi (1203 m.), Poyrazlık tepesi (1535 m),
Dikmen tepesi (1620 m.) , Topçam tepesi (1203 m.),
İmamgazi tepesi (1779 m.) ve Dönekse dağı (1820 m.) dir.
Üçüncü sıra Tozanlı vadisinin güneyinde uzanır. İlin en
yüksek dağları bu yörededir. Buradaki önemli doruklar;
Akdağ (1900 m.) Deveci dağı (1892 m.) Çamlıbel (1930 m.)
Toraç dağı (2112 m.), Asmalıdağ (2116 m.) ve Dumanlı
dağı (2374 m.) dir. İlimizin en yüksek doruğu Almus
barajının güneyindeki Şehnekayası (2385 m.)
dağıdır.Rakımı 188 m. den 2870 m. ye kadar değişen
yükseklikler arasında yer alan dağlar; Mamu(1779
m.),Yaylacık(1620 m.),Deveci(1892 m.),Bugalı(1945m)
Dumanlı (2200 m.),Çamlıbel (2020 m.)ve Akdağ (1900
m.)dır.
Ovalar, il topraklarının yaklaşık %15.4 nü kaplar ve
tarıma elverişlidir; Kazova, Tokat ile Turhal arasında,
yer alan ve Yeşilırmağın suladığı 20.000 hektardan;
Omala(Gözova), Gümenek regülatörü ile Omala köyü
arasında kalan, 3200 hektar genişliğindeki sulak
alandan;Turhal ovası, Yeşilırmağın geniş kıvrımlar
yaparak Amasya istikametinde daraldığı, Dazya deresi
önlerine kadar devam eden 4500 hektardan; Niksar, Kelkit
ırmağının Fatlı kesiminde, Mansap istikametinde, talazan
köprü boğazına kadar devam eden, 8000 hektardan; Erbaa,
Kelkit ırmağının Tepekışla önünden başlayıp, Kale
boğazına kadar devam eden 6500 hektardan; Artova,
Günçalı köyü boğazından başlıyarak, Çekerek suyunun
Çamlıbel bucağını takiben, Sulusaray önlerine kadar
devam eden 15.000 hektardan; Zile Ovası ise 2000
hektarlık Maşat ovası, 2000 hektarlık Iğdır ovası ve
Yeşilırmak'ın kolu Hotan deresinin iki yanında yer alan,
6000 hektarlık ovalarla birlikte toplam 10.000 hektardan
oluşmaktadır.Bu ovalarda tahıl, şekerpancarı, tütün
başta olmak üzere her çeşit meyve, sebze ve ayçiçeği
yetiştirilmektedir. Akarsular, sulama kanalları ve
göletlerle tamamı sulanan ovalar çok önemli üretim
alanlarıdır. Bazı ovalardan (örneğin: Kazova) yılda iki
kez ürün alınabilmektedir.
Tokat ilinde doğu-batı doğrultusunda üç önemli vadi
uzanmaktadır. Birbirlerinden sıra dağlar ile ayrılan bu
vadiler kuzeyden güneye doğru Kelkit Vadisi, Tozanlı
Vadisi, Çekerek Vadisi'dir. Diğer bir vadi, ortasından
Behzat deresinin geçtiği ve şehir merkezinin yer aldığı
vadidir. Vadilerin yapısı yer yer boğaz vadiler şeklinde
uzanır. Bazı yörelerde vadi tabanları geniş alanlar
kaplayarak ova özelliği taşıyan geniş tabanlı vadiler
şeklindedir.
Başlıca yaylaları, Tokat'ta, Topçam, Batmantaş, Muhat ve
Dumanlı yaylaları, Reşadiye'de Seleman, Bozçalı ve
Kızılcaören yaylaları ile Niksar'da Çamiçi
yaylasıdır.İlin batısındaki dağlar arası akarsu vadileri
ile parçalanmış plato düzlükleri görünümündedir.
Başlıca gölleri Zinav,Güllüköy ve Kazgölüdür. Zinav
Gölü, Reşadiye ilçesinin Yolüstü (Meğedüm) köyüne 3 km.
mesafede tatlı sulu bir göldür. Gölü besleyen bir dere
vardır. Yüzeyi takribi 1,5. km2.dir. Mansap'tan boşalan
ayakla Kelkit ırmağına ulaşır. Batak yerleri yoktur.
Ortalama derinlik 10-15 m. arasında değişmektedir.
Etrafı korunmaya alınmış ormandır. Kızılkanat denilen
çok lezzetli balıkları vardır.Güllüköy Gölü, Reşadiye
ilçesinin aynı isimle anılan köyündedir. Büyük bir göl
olup, yüzeyi 16.5 km2.dir. Yan derelerden gelen sızıntı
sular ve kış suları ile beslenir. Ortalama derinlik 7 m.
dir. Suyu tatlıdır. Kazgölü, Pazar-Zile karayolu
üzerinde, Uzümören kasabası yöresindedir. 7000 dönümlük
bir alanı kaplar. Gölün geniş bir bolümü sazlarla
kaplıdır. Bu sazlıklarda yabankazı, yaban ördeği ve bir
çok türde yaban kuşları barınmaktadır. Göl sularında
lezzetli sazan balığı yaşamaktadır. Gölün Milli park
haline dönüştürme çalışmaları sürdürülmektedir.Bunun
dışında Almus Barajı Belpınar, Bozpınar, Bedirkale,
Akbelen, Akınköy , Sulugöl, Koçaş, Aşagığüçlü, Ortaören,
Boldacı, Üçyol, Kızık, Güzelbeyli, Büğet göl ve
barajları bulunmaktadır. En büyük ypay göl olan Almus
Baraj Gölü, Almus ilçesinin 3,5 Km. kuzey doğusunda
Tozanlı çayının hafif bir dirsek çevirerek Omala (Gözova)
ovası boğazına girdiği yerde zonlu toprak dolgu tipinde
yapılmıştır. Şedde yüksekliği 95 metre. Tepe uzunluğu
350 metre, tepe genişliği 12 metre, gövde dolgusu
3.500.000 m3 tür. Baraj gölü 950.000.000. m3 hacimlidir.
Göl yüzeyi 31.3 Km2 dir. Göl uzunluğu 22 Km. gölün en
derin yeri 74 metredir. Kapaksız, yan kanalı dolu savak
1550 m3zsn su geçirebilir kapasitededir.Göl suyu
hidroelektirik tesislere 519 metre uzunluğunda kuvvet
tüneli ile girer ve üç adet dikey eksenli Francis
türbünleri ile ayrıca sulama çıkışından ırmağın yatağına
karışır. Hidroelektirik santralinde herbiri 13.000 KVA
lık 3 jenaratör vardır.Baraj Arı İnşaat T.A.O.tarafından
yapılmıştır. Yapım çalışmaları 23.07.1959 da başlamış
ve baraj 5 EKİM 1966 tarihinde işletmeye açılmıştır.
Baraj hidroelektrik enerjisi üretmek, tarım alanlarına
sulama suyu sağlamak, sel taşkınlıklarını önlemek amacı
ile yapılmıştır. Gölde yayın, sazan ve alabalık türü
tatlı su balıkları vardır.Barajın etrafı ormanlarla
kaplıdır ve göl kıyılarında bir çok koylar
bulunmaktadır. Bu özelliği ile Tokat ve çevresinin
önemli piknik ve dinlenme yeridir. Tokat'a uzaklığı 36
Km. dir.
Yeşilırmak,
Karadeniz Bölgesine
can veren en önemli akarsudur. Tokat ili topraklarını
Yeşilırmak ve kolları sulamaktadır.Tozanlı Kolu, Köse
dağının 2801 m. rakımlı batı versanlarından çıkar.
Karacan ve Tekeli dağları arasındaki vadilerden
geçerken, birçok yan dereleri alarak 365 km. de Almus
Baraj gölüne gelir. Daha sonra Dönek ve Mamu dağları
arasındaki 12 km. lik boğazdan geçerek Omala ovasına
girer. Buradan Kazova'ya açılır. Gümenek regülatöründen
Turhal'a kadar birçok yan dereleri alır. (Behzat deresi
gibi.) Kazova'dan sonra Turhal ovasına girer. Burada
Gülüt ve Hotan yan derelerini alır. Turhal ovasından
sonra takriben 30 km. lik bir boğaza girer. Amasya
ilinde Gendingen ovasında Çekerek kolu ile birleşir.
Uzunluğu 468 km. dir.Kelkit Kolu, Erzincan'ın Kuzeyinde
Sipikör, pülür, Otlukbeli, Sarhan ve Balaban dağlarından
doğan ufak derelerin, Kelkit kasabası civarında
birleşmesi ile meydana gelir. Yusuf Bey köprüsü ile
Tokat'a girer. Fatlı köprüsüne kadar dar bir vadide
kuzeybatı doğrultusunda akarak, Niksar ovasına girer.
Kuzeybatı doğrultusunda akmaya devam edip, Erbaa ovasını
katederek bu ovanın kuzeyindeki kale boğazında, Kale
köyü güneyinde Yeşilırmakla birleşir. Boğazdan Samsun
İline geçer Uzunluğu 373 km. dir.Çekerek Kolu, Çamlıbel
dağlarından doğan Kızık, Dinar, Çalı ve Kavak
tepelerinden doğan Finize derelerinin Çamlıbel bucağı
dolaylarında birleşmesi ile meydana gelir. Artova'da
güneybatı doğrultusunda akar. Musaköy civarında güneyden
gelen Karadere kolunu alır. Sulusaray'dan itibaren, dik
yamaçlı dar bir boğaza girip, buralarda Gergümez,
Gündelen, ve Akdağmadeni dereleri ile birleşir. Yangı
köyünden kuzeye dönüp, Çellokışla önünde İsa deresi ile
birleşip, Kaleboğazı baraj yeri ve daha sonrada
Kazankaya baraj yerine gelir. Buradan sonra vadisi
genişler ve Geldigen ovasına açılır. Bekdemir köprüsü
civarında Çorum'dan gelen Çat deresi ile birleşir.
Amasya Kayabaşı mevkiinde, Yeşiilırmak ile birleşip
Karadeniz'e ulaşır. Uzunluğu 276 km.dir.
Yeşilırmak dışında mevsimlik bir akarsu olan (özellikle
ilkbalar mevsiminde karların erimesi ile bol su taşıyan)
Keten deresi de Topçam dağlarının kuzeyinde doğu-batı
doğrultusunda akan önemli bir akarsudur.
Jeolojik Yapısı
Yerkabuğunu oluşturan kayaçların oluşumları ve
geçirdikleri evreler jeolojik zamanlarla belirtildiği
için Tokat'ın jeolojik yapısı;Birinci zaman (Paleozoik)
, ikinci zaman (Mezozoik),
üçüncü zaman (Neozoik),
dördüncü zaman (Kuaterner)
jeolojik dönemlere göre şöyle açıklanmaktadır.
BİRİNCİ ZAMAN (PALEOZOİK) :
Tokat ve çevresindeki en eski kayaçların oluşumu bu
dönemlerdedir. Bu dönemdeki oluşumlar: Çekerek ve yöresi
kuzey ve kuzeydoğuya doğru Turhal-Zile-Tokat yöresi ile
Kelkit ve Tozanlı havzası arasındaki dağlar boyunca
Reşadiye'ye kadar uzanır. İl içerisinde Paleozoik
formasyonları, killi şistler, kısmen metornorfizmaya
uğramış (mermerleşmiş) kalkerler, serpantin ve
diyabazlardan oluşmuştur. Zile ovasının kuzey ve batı
sırtlarında Paleozoik formasyonlar yeşil şistler ve koyu
renkli mermerlerden oluşmuştur.
İKİNCİ ZAMAN (MEZOZOİK)
Bu dönemde genel olarak kalker- marngre - konglomera ve
fil işlerden oluşan kayaçlara, Kelkit vadisinde
Erbaa-Niksar-Reşadiye yörelerinde rastlanır.Zile'nin
kuzeyindeki killi şist mermer serisi üzerinde beyaz
renkli, bazen kaba ve zoojen yapıda olan kalkerler
bulunmaktadır,İkinci Jeolojik zamanda Zile-Turhal
bölgesinde önemli mostralar (doğal yarmalar) şunlardır:
1) Kazancı ve Kelkit köyleri arasında Doğu-Batı
doğrultusunda kalkerler 2) Eski köy ile Çivril arasında
lambolar. 3) Çayır ve Yünlü köyü kalkerleri.
Bu kalkerler bazen tipik breşler halinde bulunurlar.
Kazancı ve Kelkit arasındaki kalkerler bölgenin
serpantin heyelanlarından etkilendiğinden bazen
serpantin serisi içerisinde gibi görünürler.
Kervansaray ile Tekke Elik arasındaki kalkerler tamamen
zoojendir. Grinoides ve echinid parçaları ile
belemitesleri içerirler. Belemitcslerin bulunuşu
bunların mezozoik devre ait olduğunun kesin kanıtıdır.
Zile ovasında tek tek olarak sıralanmış Zile kalesi,
Güvercinlik, Hüseyin Gazi, Akbaba, Çal tepeleri mezozoik
kalkerlerden oluşmuş, etrafı faylarla sınırlı
hostlardır.Zile çukurunun kenarındaki konglomeraların
çimentosunda orbitoides, marnlı kalkerlerin içerisinde
inorceramus, belemitella ve Turhal civarında mostralarda
anachytes, Tekneli yöresinde inoceramus ve orbitoidesler
bulunmuştur. Bunlar bize kretansen'in varlığını kesin
olarak göstermektedir. Zile ovasının güney ve güney
batısında bulunan merkeze bağlı Fatih ve Süleymaniye
köylerinden itibaren geniş bir saha üst kretase
konglomeraları vardır. Bunların üzerinde bir marn
tabakası bulunmaktadır. Konglomeranın çimentosunda ve
marnlardaki mikrofosiller konglomeranın üst kratesiye
ait olduğunu göstermektedir. Bu tabakalar genel olarak
kuzey eğilimlidir.
Yeşilırmak havzasında mezozoik'in jıırasik devrine ait
Haz katı Kelkit Çayı kuzeyindeki granitik masifleri
saran sahralarda görülmektedir. Bunlar Sinemurien'den
itibaren zengin ve çeşitli fosilleri içerirler. Lias'ın
özelliği kalınlığı'nın az (100 metre) ve litoloji
bakımından somut (homojen) olmasıdır. Burada lias ile
alt kretase arasında büyük bir lakün (Stratigrafik
boşluk) vardır.
Kelkit çayı güneyinde az çok beyaz renkli yumuşak ve
marnlı kalkerlerden oluşan alt kretase vardır. Liasın
hemen üzerinde bu alt kratesenin bulunması burada
strafik boşluğun olduğunu göstermektedir.Kelkit Çayı
havzasında üst kretaseye de rastlanmaktadır. Burada
rastlanan üst kretase boz – beyaz ve pembe kalker
şeritleri bulunan yeşilimsi renkli bir filişten
oluşmuştur.
ÜÇÜNCÜ ZAMAN (NEOZOİK)
Almus-Erbaa-Niksar yörelerinde rastlanan filiş, kalker,
marnlı kalker ve konglomeralar, bu zamana ait
oluşumlardır.Eosen filisin önemli mostralarına
Zile-Çeltek'in kuzeyinde rastlanır.Yine yerel olarak da
Zile-Tokat bölgesinde bu devir arazisine
rastlanmaktadır. Bu bölgede eosen genel olarak volkanik
ve filiş fasiyesine (dış görünüşüne) ayrılır. Volkanik
formasyonlar esas olarak da kalker çakıllarını içerir.Filişlerde
konglomera gre, marn ve bazende kalker mercekleri
vardır.Tokat-Çamlıbel yöresinde Behram köyü sırtlarında
konglomera ve Grc'lerdc küçük nümmilitler
bulunmuştur.Kalkerlerde ostrcs gigantica, natica
vvillemeti, turritella cmbricalaria, assilina, spira,
nummilites laevigatus vardır ve bunlar eosen döneminin
tabakalar dizisinin (formasyonlarının) varlığını
gösterir.
Zile, alüvyon bölgesinin güney sırtlarında alüvyonların
bitip, serpantinlerin veya üst krate-se konglomeraların
başladığı yerde açık renkli ve çoğunlukla yatay
tabakalardan oluşan gre, konglomera ve marnlar
görülmektedir. Bunlar çok yenidir. Üzerleri alüvyonlarla
örtülüdür. Bu formasyon içinde hiçbir fosil
bulunmamasına rağmen diğer benzerlerine göre neojen
olması muhtemeldir.
Zile'de Olukman ve Kireçli köyleri arasında neojenin
tabanında iri elemanlı kumlarla çimentolaşmış çakılların
özellikle kuartz, şist, radyolorit ve mermer
parçalarından oluşan konglomeralar bulunmaktadır. Aynı
konlomera ve kumtaşlar Kireçli Köyünün Kuzeyindeki
versanlar da (aklanlarda) güney batıya 15-20 derece
eğimlidir.Zile ovasının güney kenarında
Süleymaniye-Fatih Belpınar çevresinde neojeni kaba
taneli kum taşları ve marnlı üst kretase onglomeralarını
örtmektedir. Neojen ovanın merkezinde ve derelerin
yataklarında kalın bir alüvyon örtü bulunmaktadır.
Derelerin getirdiği alüvyon ve diğer matelyaller olduğu
gibi gevşek çimentolu neojen konglomeraların dağılması
ile oluştukları için bir çok yerlerde neojenin kalınlığı
ova ve tek tek oluşan tepelerin kenarlarında biraz
uzaklarında 150-200 metre kadar tahmin edilmektedir.
DÖRDÜNCÜ ZAMAN ARAZÎSİ (Kuaterner)
İl dahilinde dördüncü zaman arazilerine,
Artova-Erbaa-Niksar-Turhal ve Zile ilçeleri ile
Kazova-Omala(Gözova) ve Kelkit Ovalarında rastlanır. Bu
devir arazilerini kum, çakıl, kil, travertenli topraklar
oluşturmaktadır.İl dahilinde mağmatik kayaçlar
genellikle Turhal ovasında, Tokat'ın kuzeydoğusunda
Almus'tan, Erbaa'nın kuzeyinde Ayvacık'a kadar olan
bölgenin doğusunda kalan alanın yaklaşık yarısını
kaplamaktadır.İl dahilinde iki ayrı kayaç "heyelan"
grubu ayırt edilir.
1- Granitlerden kuvarslı dioritlere kadar kayaçlar.
2- Adi dioritlerden itibaren bazik kayaçlar.
Tektonik Yapı
A-) KIVRIMLAR :
İl dahilinde Zile ve Tokat dolaylarında eski şistlerde
şiddetli kıvrımlar Hersinyen Orojenezine atittir.
Kretase ile eosen arasındaki lakün ve diskordanslar
laramiyen fazandan (evresinden) sakin geçmediğini
gösterir.Asıl paraksismal hareketler pirene fazına
(evresine) aittir. Çünkü oligosene ait jipsli seri geniş
dalga ile kıvrımlı olduğu halde eosen, kratese ve
paleozoik anormal durumlar meydana getiren hareketlere
uğramıştır. Bu hareketler esnasında Turhal doğusunda
Eğertepe'de, Tokat Merkez ile Tekneli Köyü arasında
Kızıliniş'te ve Çamlıbel'in güney versanında (aklanında)
paleozoik kreatese veya eosen üzerine
sürüklenmiştir.Mezazoik kalkerleri nümilitikten önce
önemli kırılma ve kıvrılmalara uğramıştır. Bu esnada
Kelkit depresyonu ve çeşitli dislokasyonlar meydana
gelmiştir.Tersiyer başında şiddetli olan hareketler
neojende hemen hızını kaybetmiştir. Genç tabakaların
yatay durumları bunun başlıca kanıtlarıdır.
B-) FAYLAR (Kırıklar) :
Batıda Saros Körfezi'nden doğuda Araş vadisine kadar
uzanan ve uzunluğu 1500 km den fazla olan bir fay ve
tektonik havza sistemi ilimiz dahilinde
Yeşilırmak-Kelkit bölgesinden geçmektedir. Bu
stürüktürün genel doğrultusu; Batı-Doğu ile
Batı-Kuzeybatı, Doğu - Güneydoğu arasındadır.
C-) DEPREMLER :
Yeşilırmak havzasının en etkin tektonik stürüktürü
Havza'dan-Erzincan'a kadar uzanmaktadır. Buna ilaveten
Amasya civarandaki çukurluklar ile Tokat-Almus - Zile
çukurluğu da etkin olan strüktürlerdir. Teknonik
strüktürler boyunca sık sık hafif depremler
olmaktadır.Sismik zonlarda bulunan Niksar-Tokat-Zile
gibi şehirlerimiz Roma devrinden beri önemli yerleşme
alanlarıdır.Buralarda o zamandan günümüze kadar birçok
zararlı depremler olmuştur.En son önemli zarar veren
depremler 1939'da doğuda Erzincan'dan, batıda Amasya'ya
ve güneyde Sivas'tan, kuzeyde Karadeniz'e kadar olan
sahada etkili olmuş ve çok ağır hasarlara neden olmuş ve
40.000 (Kırkbin) kişi ölmüştür.1942 Aralık ayında
Erbaa-Niksar yörelerinde şiddetli bir deprem olmuş ve
500 kişi ölmüştür. İl dahilinde de zaman zaman bazı
stürüktürler boyunca şiddetli depremler meydana
gelmiştir. Diğer hatlarda ise hafif sarsıntılar
gözlenmiştir.Genellikle bölgede etkili olan şiddetli
depremler, dünya ölçüsünde çok şiddetli depremler
arasında yer almaktadır.
DAĞLARI
Genellikle ırmakların açıldıkları yerlerde ova ve
yaylalar, yaklaştıkları yerlerde ise Karedenize parelel
uzanan sıradağlar şeklinde devam ederler. Doğuya doğru
gidildikçe dağlar birbirlerine çok yaklaşırlar ve
yükseklikleri de artar. Rakımı 188 m. den 2870 m. ye
kadar değişen yükseklikler arasında yer alan dağlar;
Mamu(1779 m.),Yaylacık(1620 m.),Deveci(1892
m.),Bugalı(1945m) Dumanlı (2200 m.),Çamlıbel (2020
m.),Akdağ (1900 m.)
OVALARI
Her türlü tarım yapılabilen bereketli ovalar, ilin dört
bir yanına dağılmıştır.
~KAZOVA : Tokat Turhal arasında, yer alan ve
Yeşilırmağın suladığı ova 20.000 hektardır.
~OMALA OVASI: Gümenek regülatörü ile Omala köyü arasında
kalan, 3200 hektar genişliğindeki sulak alandır.
~TURHAL OVASI:
Turhal ve civarında, Yeşilırmağın geniş kıvrımlar
yaparak Amasya istikametinde daraldığı, Dazya deresi
önlerine kadar devam eder. 4500 hektar genişliğindedir.
~NİKSAR OVASI:
Kelkit ırmağının Fatlı kesiminde, Mansap istikametinde,
talazan köprü boğazına kadar devam eder, 8000 hektar
genişliğindedir.
~ERBAA OVASI:
Kelkit ırmağının Tepekışla önünden başlayıp, Kale
boğazına kadar devam eder. 6500 hektar genişliğindedir.
~ARTOVA OVASI:
Günçalı köyü boğazından başlıyarak, Çekerek suyunun
Çamlıbel bucağını takiben, Sulusaray önlerine kadar
devam eden büyük bir ovadır. 15.000 hektar
genişliğindedir.
~ZİLE OVASI:
2000 hektarlık Maşat ovası, 2000 hektarlık Iğdır ovası
ve Yeşilırmak'ın kolu Hotan deresinin iki yanında yer
alan, 6000 hektarlık ovalarla birlikte toplam 10.000
hektardır.
Bu ovalarda tahıl, şekerpancarı, tütün başta olmak
üzere her çeşit meyve, sebze ve ayçiçeği
yetiştirilmektedir.
YAYLALARI
Tokat ilindeki yaylalar, Devlet orman sınırları
içerisinde korumaya alınan alanlar içerisinde yer
almaktadır.
Bunların başlıcaları, Tokat'ta, Topçam, Batmantaş,
Muhat ve Dumanlı yaylaları, Reşadiye'de Seleman, Bozçalı
ve Kızılcaören yaylaları ile Niksar'da Çamiçi
yaylasıdır.
BARAJ ve GÖLLERİ
~ZİNAV GÖLÜ: Reşadiye ilçesinin Yolüstü (Meğedüm) köyüne
3 km. mesafede tatlı sulu bir göldür. Gölü besleyen bir
dere vardır. Yüzeyi takribi 1,5. km".dir. Mansap'tan
boşalan ayakla Kelkit ırmağına ulaşır. Batak yerleri
yoktur. Ortalama derinlik 10-15 m. arasında
değişmektedir. Etrafı korunmaya alınmış ormandır.
Kızılkanat denilen çok lezzetli balıkları vardır.
~GÜLLÜKÖY GÖLÜ: Reşadiye ilçesinin aynı isimle anılan
köyündedir. Büyük bir göl olup, yüzeyi 16.5 km".dir. Yan
derelerden gelen sızıntı sular ve kış suları ile
beslenir. Ortalama derinlik 7 m. dir. Suyu tatlıdır.
Bunun dışında Almus Barajı Belpınar, Bozpınar,
Bedirkale, Akbelen, Akınköy , Sulugöl, Koçaş, Aşagığüçlü,
Ortaören, Boldacı, Üçyol, Kızık, Güzelbeyli, Büğet göl
ve barajları bulunmaktadır.
AKARSULARI
Tokat ili topraklarını Yeşilırmak ve kolları
sulamaktadır.
TOZANLI KOLU:
Köse dağının 2801 m. rakımlı batı versanlarından çıkar.
Karacan ve Tekeli dağları arasındaki vadilerden
geçerken, birçok yan dereleri alarak 365 km. de Almus
Baraj gölüne gelir. Daha sonra Dönek ve Mamu dağları
arasındaki 12 km. lik boğazdan geçerek Omala ovasına
girer. Buradan Kazova'ya açılır. Gümenek regülatöründen
Turhal'a kadar birçok yan dereleri alır. (Behzat deresi
gibi.) Kazova'dan sonra Turhal ovasına girer. Burada
Gülüt ve Hotan yan derelerini alır. Turhal ovasından
sonra takriben 30 km. lik bir boğaza girer. Amasya
ilinde Gendingen ovasında Çekerek kolu ile birleşir.
Uzunluğu 468 km. dir.
KELKİT KOLU:
Erzincan'ın Kuzeyinde Sipikör, pülür, Otlukbeli, Sarhan
ve Balaban dağlarından doğan ufak derelerin, Kelkit
kasabası civarında birleşmesi ile meydana gelir. Yusuf
Bey köprüsü ile Tokat'a girer. Fatlı köprüsüne kadar dar
bir vadide kuzeybatı doğrultusunda akarak, Niksar
ovasına girer. Kuzeybatı doğrultusunda akmaya devam
edip, Erbaa ovasını katederek bu ovanın kuzeyindeki kale
boğazında, Kale köyü güneyinde Yeşilırmakla birleşir.
Boğazdan Samsun İline geçer Uzunluğu 373 km. dir.
ÇEKEREK KOLU:
Çamlıbel dağlarından doğan Kızık, Dinar, Çalı ve Kavak
tepelerinden doğan Finize derelerinin Çamlıbel bucağı
dolaylarında birleşmesi ile meydana gelir. Artova'da
güneybatı doğrultusunda akar. Musaköy civarında güneyden
gelen Karadere kolunu alır. Sulusaray'dan itibaren, dik
yamaçlı dar bir boğaza girip, buralarda Gergümez,
Gündelen, ve Akdağmadeni dereleri ile birleşir. Yangı
köyünden kuzeye dönüp, Çellokışla önünde İsa deresi ile
birleşip, Kaleboğazı baraj yeri ve daha sonrada
Kazankaya baraj yerine gelir. Buradan sonra vadisi
genişler ve Geldigen ovasına açılır. Bekdemir köprüsü
civarında Çorum'dan gelen Çat deresi ile birleşir.
Amasya Kayabaşı mevkiinde, Yeşiilırmak ile birleşip
Karadeniz'e ulaşır. Uzunluğu 276 km.dir.
İKLİMİ
Tokat'ın iklimi; Karadeniz iklimi ile iç Anadolu'daki
step iklimi arasında bir geçiş iklimi özelliği taşır.
Genel olarak yaz mevsimi alçak alanlarda sıcak-kurak,
yüksek yerlerde serin yer yer yağışlı, kış mevsimi soğuk
ve kar yağışlıdır. Tokat'ın iklim özelliğinde denize
olan uzaklığın ve yüksekliğin etkisi önemlidir. Bu
nedenle ikliminde kuzeyden güneye doğru (yükseltinin
artması nedeniyle)önemli farklılıklar görülür. Güneye
doğru kış mevsimi daha sert bir karakter gösterir.
Tokat Meteoroloji istasyonunda yapılan kayıtlar esas
alındığında son 38 yıllık istatistiklere göre iklimle
ilgili bazı özellikler şöyledir.En soğuk ay ortalama 1,8
C ile ocak, en sıcak ay ortalama 21,8 C ile temmuz ayı
olmuştur. Ölçülen en sıcak gün 18 Temmuz 1962 yılında
40,0 C, en soğuk gün ise Ocak 1972 yılında -23,4 C
olmuştur. Yıl içinde sıcaklığın 30 derecenin üstüne
çıktığı günler 36 dır. 20 Cnin üstüne çıktığı günler ise
176'dır. Isının ortalama O C'nin altına düştüğü günler
60'dır. İlin yıllık ortalama sıcaklığı 12,8
C'dir.İlçelerin yıllık ortalama sıcaklığı ise şöyledir;
Turhal 12.9 "C, Pazar 12.2 "C, Zile 11.5 "C, Artova 8,1
"C, Sulusaray 9,3 "C, Erbaa 14,1 "C, Niksar 14,2 "C ve
Reşadiye 12,8 "C'dir.
Tokat merkezinin yıllık ortalama yağış tutarı 444,4
mm'dir. En fazla yağış 58,0 mm ile mayıs, 53,7 mm ile
nisan aylarında en az yağış ise 8,6 mm ile ağustos
ayında görülür. Ortalama kar yağışlı günlerin sayısı 13
tür. Karın ortalama yerde kalma süresi ise 21
gündür.İlçelerdeki yıllık yağış miktarı da şöyledir:
Turhal 413,3 mm, Pazar 448,6 mm, Zile 450,7 mm, Artova
533,9 mm, Sulusaray 436,0 mm, Erbaa 585.3 mm, Niksar
508,7 mm ve Reşadiye 458,5 mm dir.
Rüzgar Durumu : Değişik yönlerden esen rüzgarlar
Tokat'ın iklimini ve tarım alanlarını etkilemesi
bakımından önemlidir. Yaz aylarında en hakim rüzgar
doğu-kuzeydoğu doğrultusunda esen poyrazdır. Sonbaharın
başlarında da etkili olur. Bu rüzgar yazın estiğinde
serin ve kurudur. Yine yaz mevsiminde zaman zaman
kıbleden rüzgarlar eser. Samyeli denilen bu rüzgarların
yöredeki diğer bir adı da kabayeldir. Estiği günlerde
kavururcu sıcaklıklara neden olur. Kışın kuzey batıdan
esen karayel, kuzeyden esen yıldız ve yine
doğu-kuzeydoğu yönünden esen poyraz , havaların soğuk
geçmesine ve kar yağışlarına neden olur. İlkbaharda ise
batıdan esen rüzgârlar ve güney batıdan esen lodos
havaların yumuşamasına ve bol yağışlara neden olur. Bu
rüzgarlar zaman zaman yıldırım düşmelerine ve yöre
tarımını olumsuz etkileyen dolu yağışlarına da neden
olur.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Tokat ili topraklarının yaklaşık olarak %48,8'ı orman ve
fundalıklarla %34,8' ekili - dikili alanlarla, %14,5
çayır ve meralarla kaplıdır. %1,9'u ise tarıma
elverişsiz alanlardan oluşur. Tokat yurdumuzun sayılı
orman bölgelerinden biridir. Kuzeyde ve güneyde il
topraklarına giren dağların hemen hepsi ormanlıktır.
Bölge ormanlarının genişliği iller içinde altıncı gelir.
Tokat'ta narenciye hariç diğer bütün bitki ve ağaçları
görmek mümkündür. Erbaa ilçesinde Kozlu, Meydandüzü ve
Osmanköy civarında yabani çay, Kale köyü civarıda
Çatalan ormanları ile Reşadiye ilçesi Kazalapa
yakınlarındaki orman serileri içeriside Lübnan sediri ve
Erbaa Doğanyurt (Hayati) ve Niksar Kümbetli (Herkümbet)
ve merkez arasında kalan alanlarda yabani zeytinlikler
ve aynı zamanda bu dolaylarda nar ve incir doğal şekilde
yetişmektedir.Ormanlar daha çok Almus, Reşadiye ve
Niksar ilçeleri dolaylarındadır. Karaçam, sarıçam,
köknar, gürgen ve sedir gibi ağaç türleri en yaygın
olanlarıdır. Bu ağaç türlerinin içerisinde yer yer
fındık, kızılcık, yabani erik, elma, ahlat, alıç, gibi
türlere de rastlamak mümkündür. Ovalarda ve vadi
tabanlarında ise söğüt ve kavak çoğunluktadır. İlin
güney kesimlerinde (Artova ve Zile dolayları) ağaçlar
çok seyrekleşir. Bu yörelerde hakim bitki örtüsü
bozkırlar (step)dır. İlkbahar ve yaz başlarında yeşil
olan bu bitki örtüsü yaz sonlarında sararır, bozkır
görünümünü alır.
Dağların ve ormanların geniş yer tuttuğu ilde değişik
türlerde yaban hayvanları da yaşamaktadır. Bunların
başlıcaları, kurt, tilki, sansar, tavşan, sincap, vaşak,
ayı ve domuzdur. Kuş türlerinin nesilleri ise giderek
tükenmektedir. Bu türden önemli av hayvanları kınalı
keklik, bıldırcın ve yaban ördeğidir.Balık türleri
olarak akarsularda yer alan ve göletlerde yetiştirilen
sazan, aynalı sazan, ve yayın balığı önemlidir. Ayrıca
Zınav gölünde kızılkanat adı ile tanınan lezzetli bir
tatlı su balık türü yaşamaktadır. |